xeriscape, malçlama
Makale

Peyzaj Mimarlığında Suyun Etkin Kullanımı

Hızlı nüfus artışı, endüstrileşme, plansız kentleşme ile arazinin yanlış kullanımının yanı sıra iklim değişikliği ve küresel ısınma olguları da doğal yapının bozulmasını hızlandırmaktadır. Ayrıca tüm bunların sonucunda da düzensiz yağışlar ve su kıtlığı sorunlarıyla karşı karşıya kalınmaktadır.

Günümüzde peyzaj mimarlığı çalışmalarında ve diğer planlama disiplinlerinde kurakçıl peyzaj anlayışı suyun etkin kullanımı, ekolojik planlama, enerji tasarruflu tasarım, enerjinin akılcı kullanımı gibi yaklaşımlar bu sorunların çözümüne yönelik olarak kullanılmaktadır.

Peyzaj mimarlığı disiplininde de özellikle gelişmiş ülkelerde az su kullanımı ve suyun akılcı kullanımına yönelik olarak , yağmur bahçeleri (rain gardens),doğal bitki örtüsünün kullanımı ile kurakçıl peyzaj anlayışı güncel uygulamalar olarak görülmektedir.

Kurakçıl Peyzaj Anlayışı ve İlkeleri

İlk defa 1981 yılında A.B.D de Denver Eyaleti Colarada Su İdaresi tarafından doğal bitki örtüsündeki türlerin kullanılması ve su tüketiminin en az olması yaklaşımıyla ortaya çıkarılmış bir kavramdır.

Günümüzde ise A.B.D nin bir çok eyaletinde uygulanmaktadır.Kurakçıl peyzaj (xeriscape) anlayışının uygulanması ile topraktan buharlaşma ve bitkilerden terleme yoluyla kaybedilen su miktarının azaldığı ,%20-50 oranında su tasarrufunun gerçekleştiği aynı zamanda da peyzaj bakım harcamalarının da da %50 ye varan bir tasarrufun sağlandığı belirtilmektedir.

Kurakçıl peyzajın ana ilkeleri yedi başlık altında toplanmaktadır;

  • Planlama Ve Tasarım: Bu ilk ve en önemli ilkede peyzaj düzenlemesinin gerçekleştirileceği alanın iyi analiz edilmesi ile işe başlamanın gerektiği vurgulanmaktadır. Topografya, toprak, hidrolojik özellikler, bölgesel ve mikroklimatik iklim koşulları doğal bitki örtüsü, fauna, alanın kullanım biçimi gibi fonksiyonel kullanım biçimi gibi veriler titizlikle incelenmelidir. Planlama ve tasarım çalışması ,özellikle  de doğru bitkiyi doğru yerde kullanmak ,benzer miktarda su gereksinmesindeki bitkileri birlikte kullanmak,  alan analizinden elde edilen  verilerin ışığında yapılmalıdır.

  • Toprak Analizi Ve Toprağın İyileştirilmesi: Toprak türü, toprağın organik madde miktarı, su tutma kapasitesi, kireçlilik, tuzluluk, ph değerleri gibi özellikleri analiz edilmeli ,toprak koşullarını iyileştirmek için rehabilitasyon çalışmaları yapılmalıdır.
  • Bitki Türü Seçimi: İthal türler kullanmaktan kaçınılmalı, doğal ve endemik bitki türlerinden az su isteyen türlerin kullanımına ağırlık verilmelidir.

  • Çim Alanlarının Azaltılması: Çok miktarda su ve bakım gerektiren çim alanlar, spor alanları, rekreasyon alanları gibi fonksiyonel kullanım gerektiren  yerlerde ve estetik amaçla da  yalnızca göz önünde bulunan yerlerde kullanılmalıdır. Bunun dışında çim alan oluşturma eğiliminden kaçınılmalıdır.

  • Etkin sulama: Planlama ve tasarım ilkesinde oluşturulan benzer su ihtiyacındaki bitkilerin gruplar halinde kullanılmasını takiben bu ilkede de doğru ve etkin sulama sisteminin oluşturulması gerçekleştirilmelidir. Ağaçlar, çalılar, yer örtücü bitkiler damlama sulama ile, çim alanlar sprinkler ile sulanmalıdır.
  • Malçlama yapılması: Buharlaşmayı en aza indirmek, daha fazla miktarda suyu toprakta tutmak, toprak sıcaklığını kontrol etmek, erozyonu önlemek, yabani ot oluşmasını önlemek gibi pek çok yararı olan malçlama uygulaması tüm ağaç ve çalı dikimlerinde uygulanmalıdır. Bu amaçla ağaç kabuğu, kalın talaş, çam yaprakları gibi organik malçlar ile çakıl, mıcır, ponza taşı gibi inorganik malçlar kullanılabilir.

  • Uygun bakımın gerçekleşmesi: Düzenli bakım çalışmalarının (yabani ot temizliği, budama, biçme vb.) yapılmasına dikkat edilmelidir. Düzenli ve uygun bakım, su tasarrufu sağlar, bitkilerin sağlıklı ve uzun ömürlü olmalarını mümkün kılar.

Ülkemizdeki Uygulamaların Değerlendirilmesi

Ne yazık ki ülkemizdeki peyzaj düzenleme çalışmalarında kurakçıl peyzaj anlayışına ve su tasarrufuna yönelik çalışmalara ilişkin olumlu örneklere henüz söz edilebilecek kadar rastlanmamaktadır. Planlama ve tasarım bazlı projelendirme çalışmalarında ekolojik yaklaşımdan çok fonksiyonel ve estetik çözümlemeler ağırlıktadır. Toprak analizi ve toprağın iyileştirilmesi çalışmaları da yaygınlık kazanmamıştır.

Toprak iyileştirme çalışmaları , ağaçlık ve çalılık alanlarda yeterince olmayıp, mevsimlik çiçekler için uygulanmaktadır. Günümüzde  kullanılan bitki türleri çoğunlukla  ithal türlerden oluşmakta olup,  doğal ve endemik bitki  türlerimizin üretimi ve kullanımı yaygınlaşmamıştır. Çim alanlar oluşturma düşüncesi,  gerek kişi ve özel sektör bazında gerekse kamu kurumları bazında yaygın bir şekilde sürmektedir.

Pek çok ilimizde halen elle sulama yöntemi uygulanmaktadır. Doğru ve etkin sulama sistemi olan otomatik sulama sistemleri de henüz yaygınlaşmamıştır. Nem sensörlerinin kullanımı da yok denecek kadar azdır.

Malçlama uygulaması ülkemizde çok az kullanılmakta olup ,genellikle özel bahçelerde estetik amaçla uygulanmaktadır. Düzenli ve uygun bakım çalışmaları son yıllarda önem kazanmakla birlikte, tek başına bu ilkenin etkili bir su tasarrufunu gerçekleştirmesi olanaksızdır.

Öneriler

Tüm bu belirtilenlerin ışığı altında ülkemizdeki peyzaj mimarlığı çalışmalarında uygulanması gerekenler aşağıdaki şekilde sıralanabilir;

  • Doğa ve tüm canlılar için önemli bir kaynak olan suyun “akılcı ve etkin bir şekilde kullanılması zorunludur”. Her birey ve kurumun bu duyarlılığı göstermesinin yanı sıra peyzaj mimarlığı çalışmalarında da bu konu temel ilke olarak ele alınmalıdır.
  • Peyzaj mimarlığı disiplinin tüm çalışmalarında konu daha planlama ve tasarım aşamasında dikkate alınmalıdır.

  • Özel fidanlıklar ve devlet fidanlıkları, doğal bitki türlerimizin özellikle de endemik bitki türlerimizin üretimine ağırlık vermelidir. Yapılacak peyzaj düzenleme çalışmalarında da bu türlerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. Bu türler en dayanıklı, en az bakım gerektiren türler olmanın yanı sıra, doğamızın kalitesinin korunmasını ve artmasını sağlamak, biyoçeşitliliği korumak ile yaban yaşamı için habitat sağlamak gibi önemli katkılar da yapmaktadır. Doğal ve endemik bitki türlerimizden özellikle az su isteyenlerin üretimi ve kullanımı arttırılmalıdır.
  • Yaz aylarında, ülkemizin farklı bölgelerine göre değişen ama yine de 8-12lt/m2 su gereksinmesi olan çim alanların fonksiyonel gereklilik dışında kullanımından kaçınılmalı ,mevcutların azaltılması yoluna gidilmelidir. Su sarfiyatının yanı sıra gübreleme ve ilaçlama ile su kaynaklarımızın kirlenmesi olgusu da göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Çim alan oluşturulurken az su isteyen çim tohumu karışımları seçilmelidir. Gerek yeşil alan düzenlemelerinde gerekse fidanlık sulamalarında zaman ayarlı –otomatik sulama sistemleri yaygılaştırılmalı, sistem yağmur sansörleri ve %30 ‘a varan su tasarrufu sağlayan toprak nem sensörleri ile birlikte oluşturulmalıdır.
  • Ayrıca peyzaj düzenleme çalışmaları öncesinde toprak analizinin ve toprak iyileştirmesinin yapılması, malçlama uygulamasının arttırılması ile düzenli ve uygun bakım çalışmalarının gerçekleştirilmesi konularına da gereken önem verilmelidir.

  • Son söz olarak Peyzaj Mimarlığı çalışmalarında öncelikli hedef suyu korumak ve etkin kullanmak olmalıdır. Alışılagelmiş bir klasik peyzaj uygulama teknikleri yerine, kurakçıl peyzaj ilkeleri uygulanmalıdır. Her ilimiz için doğal ve endemik bitki türlerimizden özellikle de az su isteyen türlerden bitki listeleri oluşturulmalı, fidanlıklar bu türleri üretmek için özendirilmelidir. Kamu ve özel kuruluşlar içinde peyzaj düzenlemelerinde bu listelerdeki türlerin zorunlu olarak kullanımı konusu yasal güvenceye alınmalıdır.

Makalelerden derlenmiştir. Alıntıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.